Troya VI–VII katmanları, antik kentin Geç Tunç Çağı’ndaki büyümesini ve ardından yaşadığı dönüşümü gösterir. Troya VI’da daha geniş bir yerleşimi çevreleyen eğimli taş surlar ve güçlü kuleler dikkat çeker. Yaklaşık MÖ 1700’lerden 13. yüzyıla uzanan bu evre, kent savunmasının ne kadar önem kazandığını surları izlerken somutlaştırır.
Troya VII’de aynı alan yeniden kullanılmış, yapılaşma sıklaşmıştır. Özellikle surların iç tarafına yerleşen evlerin izleri, önceki dönemin daha açık düzeninden farklı bir yaşamı düşündürür. Troya VI’nın sonu için deprem olasılığı, VIIa’nın sonu içinse yangın ve çatışma izleri tartışılır. Bu katmanlar Homeros’un anlattığı savaşla sık sık ilişkilendirilse de destandaki olayları belirli bir arkeolojik tabakaya kesin olarak bağlamak mümkün değildir.
Gezerken doğu surları ile yerleşim kalıntılarını birlikte değerlendirmek, iki dönemin farkını görmeyi kolaylaştırır. Açıklama panolarına zaman ayırın; farklı çağlara ait duvarlar ilk bakışta birbirine karışabilir. Bu bölüm Troya Ören Yeri yürüyüş rotasının parçasıdır, ayrı bir giriş gerektirmez. Açık alanda gölge sınırlı olduğundan su ve güneş koruması bulundurmak, özellikle yaz ziyaretini rahatlatır.
