Troya Ören Yeri girişindeki tahta at, antik kente adım atmadan önce ziyaretçileri karşılayan simgesel bir canlandırmadır. Troya Savaşı anlatısındaki atın özgün bir arkeolojik kalıntısı değil, destanla özdeşleşen öyküyü görünür kılan modern bir yapıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tanıtımında ören yerindeki atın 1975 yılında sanatçı İzzet Senemoğlu tarafından yapıldığı belirtilir. Çanakkale kent merkezinde sergilenen, 2004 yapımı Troy filmi için hazırlanmış atla karıştırılmamalıdır.
Atın çevresinde kısa bir mola verip fotoğraf çektikten sonra asıl geziyi Troya’nın katmanlarına ayırın. Girişteki panolar ve yürüyüş güzergâhı, birbiri üzerine kurulan yerleşim evrelerini, surları ve daha geç dönem yapılarını anlamaya yardımcı olur. Troya’nın değeri yalnızca mitolojik anlatıda değil, uzun süreli yerleşimin arkeolojik izlerindedir. Zamanınız varsa yakındaki Troya Müzesi’ni önce gezmek, alanda göreceğiniz kalıntıları bağlamına oturtur.
Ören yeri Tevfikiye Köyü yakınındadır; Çanakkale merkezden Troya yönlendirmelerini izleyerek ulaşabilirsiniz. Atın bulunduğu bölümün erişim ve bilet koşullarını, ören yeri giriş düzenine bağlı olarak düşünün; ayrı bir “at bileti” varsaymayın. Açık havadaki gezi için su, güneş koruması ve rahat ayakkabı alın. Yaz sıcağında sabah saatleri, ilkbahar ve sonbaharda ise günün geniş bir bölümü daha konforlu olur.
