Troya Antik Kenti, Çanakkale’nin Tevfikiye köyü yakınındaki Hisarlık Tepesi’nde, binlerce yıllık yerleşim izlerini aynı alanda buluşturur. Homeros’un İlyada destanıyla ünlenmiş olsa da Troya’yı yalnızca bir savaşın sahnesi olarak görmek eksik kalır. Kazılarda ortaya çıkan farklı yerleşim katları, Anadolu, Ege ve Balkanlar arasında kurulan ilişkilerin uzun tarihini anlatır. Alan 1998’den beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndedir.
Yürüyüş rotasında erken Tunç Çağı’na ait Troya I ve II kalıntılarıyla başlayıp, Troya VI’nın güçlü surlarını ve kapılarını karşılaştırabilirsiniz. Troya VII evleri, önceki savunma duvarlarının yakınındaki sık yapılaşmayı gösterir. Daha sonraki Yunan ve Roma dönemlerinde İlion adıyla gelişen kentten Athena Tapınağı, Odeion ve Bouleuterion gibi kalıntılar kalmıştır. Bu yapılar aynı çağın parçaları değildir; panolardaki dönem bilgilerini izlemek, birbirine karışmış görünen taş temel çizgilerini anlamayı kolaylaştırır. Destandaki savaşı belirli bir kazı tabakasıyla kesin biçimde eşleştirmek ise mümkün değildir.
Çanakkale–İzmir yolundan Tevfikiye yönüne ayrılarak ören yeri girişine ulaşılır. Alan açık hava gezisi olduğundan yürüyüş ayakkabısı, su ve güneş koruması hazırlayın. En az iki saat ayırmak, surları ve geç dönem kamu yapılarını acele etmeden görmeye yeterli bir başlangıçtır. Yakındaki Troya Müzesi’ni de gezecekseniz yarım günü planlayın; müze ile ören yerinin bilet koşulları farklı olabilir. Güncel saatleri ve ücretleri ziyaret öncesi resmi müze duyurusundan kontrol etmek yararlıdır.




