Babakale Kalesi, Ayvacık’ın Ege’ye uzanan Bababurnu yakınında, köy ve limanla birlikte görülmesi gereken Osmanlı yapısıdır. Kültür Portalı’na göre kale 1725’te Vezir Kaptan Mustafa Paşa’nın gözetiminde inşa edildi. Kıyının denetimi ve korsan saldırılarına karşı korunma gereksinimi, yapının öyküsünde önemli yer tutar. Bugün kale, Babakale’nin denizcilik geçmişini anlamak için iyi bir başlangıç noktasıdır.
Gezide önce köy içinden kaleye yaklaşarak surların konumuna ve limanla ilişkisine bakın. Taş duvarlar, denize açılan bu uç noktadaki savunma ihtiyacını somutlaştırır. Kalenin geçmişiyle bağlantılı yerel anlatılar da vardır; bunları belgelenmiş mimari bilgilerden ayrı değerlendirmek gerekir. Babakale bıçakçılığı da köyün el sanatları arasında öne çıkar. Atölye görmek isterseniz ustaların çalışma saatlerini ve ziyaret uygunluğunu önceden sorun. Kalenin iç bölümlerine erişim dönemsel olarak değişebilir; kapalı kapıları zorlamayın, surların tehlikeli kenarlarında dikkatli olun.
Babakale’ye Ayvacık ve Assos çevresinden kıyı yoluyla araçla ulaşılır. Son bölümde virajlar ve dar köy yolları için zaman bırakın. Açık alanı görmekle kale içine girmek aynı şey değildir; gişe, ücret ve iç erişim bilgilerini güncel olarak yerinde doğrulayın. İçerisi kapalı olsa bile dış duvarları ve liman çevresini gezebilirsiniz. Kale için yaklaşık yarım saat, köy ve burun çevresiyle birlikte iki üç saat ayırın. Rüzgârı daha rahat karşılamak için ilkbahar veya sonbaharda açık bir günü seçin.




